samedi 9 octobre 2010

DESSINE MOI UN FUTUR SERGISINDE ISMAIL DOGAN PORTRESI TANITILIYOR !..




Réflexion..

« La caricature est une arme puissante. Mais une arme sans violence. Elle m’a sauvée. Je suis arrivé en Belgique en 1976 à l’âge de 13 ans, avec mon père et mes frères en fuite. Nous étions réfugiés politiques, mon père avait été torturé pendant deux ans dans les prisons turques et il avait été condamné à la pendaison. Etre communiste, à l’époque, c’était pire qu’être terroriste…

Enfant, j’étais très bon en lecture parce que mon père me demandait de lui faire une revue de presse avec 4 ou 5 journaux, tous les matins. J’étais le plus rapide, c’était ma grande fierté et j’avais décidé que je serais journaliste à la télévision. Mais arrivé ici, mes rêves se sont effondrés. Ma mère était morte, je ne parlais pas le français, nous étions très pauvres, j’étais en manque de tout et surtout de repères. Et puis, peu à peu, je m’en suis sorti. En 1993, j’ai été touché par l’assassinat d’un journaliste turc, j’ai exprimé ma tristesse avec un dessin. Cette caricature a été primée. Pour la première fois depuis le début de l’exil, je ne me sentais plus vide. J’ai enfin eu l’impression de prendre une part active dans ma vie. Dès ce moment, je n’ai plus cessé de gratter le papier avec des caricatures. C’est ma manière de rester vivant.

J’aurais pu continuer à être graphiste pour un patron, mais je sens que ma place est auprès des jeunes, surtout ceux qui sont démunis. Pour moi, la définition de l’art c’est d’être attentif à l’autre. La plus grande pauvreté, n’est pas celle des poches vides mais celle de l’ignorance. Hélas, elle se généralise ! Il y a une génération de jeunes façonnés par la télé et les jeux vidéo, qu’ils soient riches ou pauvres, immigrés ou Belges. Dans beaucoup de famille, on ne lit plus. Je les bouscule. Je les provoque avec mes dessins. Parfois, il y a des discussions franches parce qu’ils ne sont pas d’accord avec mes caricatures. Je les titille sur la tradition, sur les hypocrisies, je les incite à se poser des questions. Je leur dis qu’ils ne doivent pas accepter des vérités toutes faites, que de trouver leurs réponses, ça prend des années, ça passe par beaucoup de lectures, par des visites d’expos… Toutes ces choses qui font réfléchir. J’aime les emmener voir des expositions parce que cela provoque des réactions chez eux, il y a des œuvres qui peuvent bouleverser et vous faire voir la vie différemment.

Ce que je voudrais leur transmettre, c’est qu’il y a moyen d’être maître de sa vie. De ne plus accepter qu’on parle d’eux à leur place. Cette année, nous allons donc lancer notre propre journal de quartier, « Le zonard enchaîné », où les jeunes vont pouvoir s’exprimer à travers des dessins et des textes. Je sais qu’il y a moyen de se débarrasser de ses démons, de s’en sortir. Le dessin est l’une des clés pour y arriver ».

Ismail Dogan, graphiste, caricaturiste et animateur artistique à l’asbl Coin d’art. Les cours de caricatures sont ouverts aux jeunes à partir de 12 ans. Coin d’art asbl, 29 rue Van Lint à 1070 Bruxelles.

samedi 2 octobre 2010

DRAW ME by MUSTAFA SAYGIN ! ( TURKEY )

Istanbul'dan karikatürcü dostumuz Mustafa Saygin'in bu güzel eserindeki , çizerler : Mustafa Saygin, Oguz Gürel, Hicabi Demirci, Atilla Atala,Hilmi Simsek, Firuz Kutal, Ercan Baysal,Erdogan Karayel,Saadet Yalçin, Ismail Dogan, Menekse çam,Hayati Boyacioglu,Muharrem Akten,Asli Yücel,Cigdem Demir
http://www.toonpool.com/cartoons/DRAW%20ME_99503#

" DESSINE MOI UN FUTUR " !..EXPO..


Ismail DOGAN ,serginin açilisina Bakan Emir KIR'la birlikte katilan Prenses Astrid' e çalismalari hakkinda bilgiler verdi..

« BANA BĺR GELECEK ҪĺZ « !..
FOTOĞRAF SERGĺSĺ...


01 EKIM 2010 CUMA GÜNÜ SAAT 18h30'da Brüksel merkezinin tarihi mekani aux HALLES St GERY 'de dün açildi ..
Prenses Astrid ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Emir Kır Brüksel'de 'Fotoğraf Sergi' açılış kurdelasını birlikte kestiler. ..

Sergide , AVRUPA FAKĺRLĺĞE ve YOKSULLUĞA KARŞI MÜCEDELE YILI’nda kendi alaninda bu yönde faaliyet gösteren 20 dernek temsilcileri portreleri ve çalismalari sergileniyor..
" COIN D'ART " dernegi adina, Ismail DOGAN'in portresi de sergilenenler arasindaydi.. Sergi 02/10 - 31/10 /2010 tarihine kadar gezilebilir..
Ismail DOGAN , Prenses Astrid' e çalismalari hakkinda bilgiler verdi..
fotolar :

http://www.belcikahaber.be/?act=show&code=page&id=2&id_page=7237&resume=0

mercredi 29 septembre 2010

BURSA’LI MİNİKLER KARİKATÜR SERGISI !..


BURSA’LI MİNİKLER KARİKATÜRLÜ EV’DE SERGİ AÇIYOR ...

Karanburun Karikatürlü Ev bugün Bursa'lı minik çizerlerin eserlerine ev sahipliği yapıyor. Şahin Yılmaz İlk Öğretim Okulu öğrencileri geçen yıl çizdikleri karikatürleri, Karaburun'da sergiliyor. 25 Eylül- 12 Ekim tarihleri arasında açık kalacak sergi hakkında bilgi veren Ali Karayel; "Bu sergi Karikatürlü Ev'in dışınada taşacak. Bazı karikatürleri okularda sergileyeceğiz. Karikatürlü Ev'de çalışmalara devam eden çocuklar, Bursa'lı çizerlerle kardeş karikatürcü olacak" dedi.
www.oburmizah.com

mardi 28 septembre 2010

" DESSINE MOI UN FUTUR " !..EXPO..

EXPOSITION PHOTOGRAPHIQUE
le vendredi 1er octobre à 18h30 aux Halles Saint-Géry

Un enfant sur six est touché par la pauvreté en Belgique.
Davantage encore à Bruxelles.
Des milliers de travailleurs leur sont dévoués et les aident, chaque
jour, à dessiner les contours d’un avenir meilleur.
Une exposition de photographies leur rend hommage en ce mois
d’octobre de l’année européenne de lutte contre la pauvreté et
l’exclusion sociale.
Le vernissage de l’exposition sera rehaussé de la présence de
S.A.R. La Princesse Astrid.





« BANA BĺR GELECEK ҪĺZ « !..
FOTOĞRAF SERGĺSĺ...

Açilis "01 EKIM 2010 CUMA GÜNÜ SAAT 18h30'da aux HALLES St GERY 'de..
Belçika’da her alti çocuktan biri yoksulugun etkisi altinda..
Brüksel’de bu sayi daha da artmakta. Bu alanda , binlerce kisi
onlara « « Daha iyi bir gelecek ‘ hazirlamak için çalismaktalar..
Bu sergi, AVRUPA FAKĺRLĺĞE ve YOKSULLUĞA KARŞI MÜCEDELE YILI’nda onlara adandi..

Kültürden sorumlu Devlet Bakani Emir KIR'in himayesi altinda düzenlenen ve Prenses Astrid'in de katilacagi sergi'de , bu alanda görev alan, sosyal sorumlu, sanatçi vs..profillerinin fotograflari sergilenecek.

DIALOGUE FOR PEACE IN THE MIDDLE EAST !..

dimanche 26 septembre 2010

PEACE and COLONIZATION !..

Talks in the Middle East continued... colonization also
Les pourparlers au Moyen-Orient continue..colonisation aussi !..

3. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ҪETĺN DOGAN' I ANIYORUZ !..

05-04-1964 - 29-09-2007


NOUS RENDONS HOMMAGE
A L' ARTISTE CALLIGRAPHE
DOGAN ҪETĺN
SENI ÖZLEDIK !..

vendredi 24 septembre 2010

GAZETECILERE ÖZGÜRLÜK !..

Türkiye'de gazeteci meslek örgütlerinin bir araya gelerek oluşturduğu “Gazetecilere Özgürlük Platformu”, Habertürk Gazetesi Yazarı Bekir Coşkun'un işten çıkarılmasının ardından ortak bir deklarasyon yayınladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde Orhan Erinç başkanlığında toplanan platform üyeleri, yaşanan son olaylarla birlikte basın özgürlüğünün eskisinden daha ağır bir baskı dönemine girdiğini ifade etti.
Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak Türkiye'deki meslektaşlarımızın kaygılarını paylaşıyor, onların mücadelerini destekliyoruz.
Başta ATGB üyeleri olmak üzere Avrupa'daki meslektaşlarımızı Türkiye'deki iletişim özgürlüğü mücadelesine destek vermeye çağırıyoruz...


Gürsel Köksal
ATGB Başkanı






17 meslek kuruluşunu bünyesinde toplayan Gazetecilere Özgürlük Platformu:

“Eskisinden daha ağır bir baskı dönemine girilmiştir”
Gazeteci meslek örgütlerinin bir araya gelerek oluşturduğu “Gazetecilere Özgürlük Platformu”, Habertürk Gazetesi yazarı Bekir Coşkun'un işten çıkarılmasının ardından ortak bir deklarasyon yayınladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde Orhan Erinç başkanlığında toplanan platform üyeleri, yaşanan son olaylarla birlikte basın özgürlüğünün eskisinden daha ağır bir baskı dönemine girdiğini ifade etti. Tutuklu gazetecilere ek olarak medya organlarının da tutuklandığı bir döneme girildiğinin kaydedildiği deklarasyonda, Habertürk Gazetesi yazarı Bekir Coşkun'un işten çıkarılmasına dikkat çekilerek, şunlar dile getirildi:
“Bu son dönemin özelliği 26 Şubat 2010 tarihinde, “Köşe yazarları her istediğini yazamaz. Parasını sen veriyorsun yazarına sahip çık, yazdırma gönder” diyen Başbakan Tayip Erdoğan’ın sözlerinin uygulamaya konulmuş olmasıdır. Nitekim bunun son somut örneği Haber Türk gazetesi sütun yazarı Bekir Coşkun’un gazetesiyle iş ilişkisinin kesilmesidir. Kanıtı da Coşkun’un ‘işverenin ve gazete yönetiminin kendisinden memnun olmasına rağmen ağır baskıya dayanamayarak iş ilişkisini sona erdirdiklerini ifade eden sözleridir. Bekir Coşkun olayı sadece bu etkili kalemi değil, tüm gazetecileri ilgilendirmektedir. Çünkü bu örnekle tüm gazetecilere, sansürlerin en sinsi ve en kötüsü olan ‘oto-sansür’ dönemine girdiğimiz tebliğ edilmiş olmaktadır. Siyasi iktidarı rahatsız eden kalemlerin ve yayınların ‘bertaraf’ edilmesine başlandığını gösteren bu ve benzeri örnekler, halen 175 ülke arasında ‘basın özgürlüğü’ bakımından 122’nci sırada olan ülkemizi, Kuzey Kore, İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerin hizasına indirecek kadar vahimdir.”

Medya dünyamızın içinde bulunduğu gerçekleri değerlendiren ve 17 meslek kuruluşunu bünyesinde toplayan ‘Gazetecilere Özgürlük Platformu’ 24 Eylül 2010 tarihinde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde Orhan Erinç başkanlığında toplanarak aşağıdaki görüşleri kamuoyuna duyurmaya karar vermiştir:

GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU DEKLARASYONU:

1- Demokrasinin temel kurumu olan iletişim (basın, ifade) özgürlüğü, yaşanan son olaylarla, eskisinden daha ağır bir baskı dönemine girmiştir.

2- Gerçek sebebini bilemeden ve adil yargılanma hakları ihlal edilerek uzun süre hapiste tutulan arkadaşlarımıza ek olarak şimdi medya organlarını da tutuklayan bir dönem yaşanmaktadır.

3- Bu son dönemin özelliği 26 Şubat 2010 tarihinde, “Köşe yazarları her istediğini yazamaz. Parasını sen veriyorsun yazarına sahip çık, yazdırma gönder” diyen Başbakan Tayip Erdoğan’ın sözlerinin uygulamaya konulmuş olmasıdır. Nitekim bunun son somut örneği Haber Türk gazetesi sütun yazarı Bekir Coşkun’un gazetesiyle iş ilişkisinin kesilmesidir. Kanıtı da Coşkun’un ‘işverenin ve gazete yönetiminin kendisinden memnun olmasına rağmen ağır baskıya dayanamayarak iş ilişkisini sona erdirdiklerini ifade eden sözleridir.

4- Bekir Coşkun olayı sadece bu etkili kalemi değil, tüm gazetecileri ilgilendirmektedir. Çünkü bu örnekle tüm gazetecilere, sansürlerin en sinsi ve en kötüsü olan ‘oto-sansür’ dönemine girdiğimiz tebliğ edilmiş olmaktadır.

5- Siyasi iktidarı rahatsız eden kalemlerin ve yayınların ‘bertaraf’ edilmesine başlandığını gösteren bu ve benzeri örnekler, halen 175 ülke arasında ‘basın özgürlüğü’ bakımından 122’nci sırada olan ülkemizi, Kuzey Kore, İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerin hizasına indirecek kadar vahimdir.

6- Ülkemizde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ve genel olarak gelişmiş demokrasilerin kabul ettiği ölçütlere uygun iletişim (ifade, basın) özgürlüğüne ulaşıncaya kadar görevimize devam edeceğiz.

Saygılarımızla.


Gazetecilere Özgürlük Platformu

Basın Enstitüsü Derneği,
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği,
Çevre ve Eğitim Muhabirleri Derneği
Ekonomi Muhabirleri Derneği,
Ekonomi Gazetecileri Derneği
Gazete Sahipleri Derneği,
HABER-SEN,
İzmir Gazeteciler Cemiyeti,
Kültür Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği,
Medya Etik Konseyi,
Profesyonel Haber Kameramanları Derneği
Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti
Türkiye Gazeteciler Federasyonu
Türkiye Gazeteciler Sendikası ve
Türkiye Spor Yazarları Derneği

LE GROUPE DE " HAUT NIVEAU " ( HLG ) !..


" YÜKSEK SEVIYE GRUBU " diya adlandirilan bu grup, finans yasasinda reform yapmak için çalisacak..

Le « groupe de haut niveau » chargé de plancher sur une réforme de la loi de financement se réunit !..